Toplam Kalİte YÖnetİmİ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ NEDİR?
Toplam Kalite Yönetimi, bir yönetim tekniğinden çok, ezici rekabetçi ortamda değişen koşullara uyum sağlayacak, kendini geliştirecek, değişen müşteri tatmini kriterini zamanında yakalayıp varolan boşlukları doldurarak hayatta kalabilmek ve başarılı olmak isteyen firmalarda uygulanan bir yönetim felsefesi, yaşam tarzıdır.
Toplam Kalite Yönetimi müşteri odaklı bir yönetim tarzıdır. Bu yönetim şeklinde tüm proseslerin, ürünlerin ve hizmetlerin tam katılım yoluyla geliştirilmesi, iç ve dış müşteri tatmininin arttırılması ve müşteri bağlılığının yaratılmasının sağlanması amacıyla işletmede elde edilen sonuçların sürekli iyileştirilmesi esas alınır.
Toplam Kalite Yönetimini uygulayan işletmeler- de müşterinin beklentileri her şeyin üstünde tutulur ve müşteri tarafından tanımlanan kalite tüm faaliyetlerin yürütülmesi sırasında inanılması gereken tek hedef olarak alınır.
Kalite Yönetimi fonksiyonu sadece muayene ve fabrikanın belirli bir bölümünde sürdürülen faaliyetler olarak düşünülmemelidir. Kalite yönetimi, bir fabrikanın yöneticisinden işçisine kadar yer alacak bir faaliyetler topluluğudur. Feigenbaum’ un Toplam Kalite Yönetimi için verdiği tanım şöyledir: Tüketici isteklerini en ekonomik düzeyde karşılamak amacıyla işletme organizasyonu içindeki çeşitli bölümlerin kalitesinin yaratılması, yaşatılması ve geliştirilmesi yolundaki çabalarını birleştirip koordine eden etkili sisteme “Toplam Kalite Yönetimi” denir
Müşteri gereksinimlerinin doğru olarak tespitinden, hatasız ve eksiksiz ürün tasarımın- dan, girdi satın alma tedarikçilerden, firma dahilindeki tüm faaliyetlere, buradan da dağıtım kanallarına kadar uzanan prosesler dizisi Toplam Kalite Yönetimi ilgi alanı içinde yer alır. Bir işletmede, herkesin görevi olan kalite yönetiminin hiç kimsenin görevi olmama haline dönüşebileceğinden korkan Feigenbaum, “Toplam Kalite Yönetimi, tek uzmanlık alanı ürün kalite ve tek çalışma alanı kalite yönetimi işleri olan iyi örgütlenmiş bir yönetim işleviyle desteklenip işleyecek hale getirilmelidir” fikrini ileri sürmüştür.
Toplam Kalite Yönetimi her şeyden önce çeşitli düzeydeki yöneticilere yol gösteren ve daha isabetli karar vermelerine yardımcı olan bir araçtır. Bu aracın daha etkili ve daha efektif şekilde kullanılması için;

Tüketici isteklerinin titizlikle incelenerek değerlendirilmesi

Gerekli teknolojik olanakların sağlanması

İşletme organizasyonu içinde olumlu beşeri ilişkilerin sürdürülmesi

Kalite ve onunla ilgili kavramların tüm personel tarafından eksiksiz ve doğru olarak anlaşılması gerekmektedir.

KALİTE GÜVENCESİ VE
TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

KALİTE GÜVENCESİ KAVRAMI
Kalite güvencesi bir ürün veya hizmetin kalite konusunda belirtilmiş gerekleri yerine getirmesinde yeterli güveni sağlamak için uygulanan planlı ve sistematik etkinlikler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Temelinde ürün ya da hizmetin geçtiği tüm aşamalardaki talimatlar, görev ve sorumluluk tanımları vb. ile belgelen- dirmesi, çalışanların eğitilmesi ve kalite konusunda bilinçlendirilmesi ile kalitenin planlanan düzeyde en az kaynak kullanımıyla korunması yatmaktadır. Kullanıcının gereksinim- leri tam olarak ve belirlendiği şekilde karşılanmadığı sürece kalite güvencesi sistemi tanımlanmış sayılmaz.

Dolayısı ile kalite güvencesi doğrudan kalite kontrol ile ilgili birimler dışında, herhangi bir ürün veya hizmetin son kullanıcıya ulaşana kadar geçtiği tüm aşamalarda görevli bölümleri de kapsamaktadır. Ve müşteri isteğine uygun ürün ve hizmet ulaşımını ve sipariş şartlarını beklenmedik maliyetler oluşturmadan sağlanabilmesini güvenceye alır.
Kalite güvencesi günümüzde bir işletmenin tümünü kapsayan bir hedef olarak değerlen- dirilmektedir. Bu nedenle çağdaş bir işletmenin kalite politikasını, finans ya da personel politikasında olduğu gibi üst yönetimce saptanmalı ve saptanmış olan bu kalite politikasının gerçekleştirilmesi amacıyla ürün veya hizmetin geçtiği tüm aşamalar için yöntem talimatları, akış planları oluşturulmalıdır
KALİTE GÜVENCE SİSTEMİNİN GELİŞİMİ
1987 yılında uluslararası kalite ihtiyacına cevap verecek ve birçok ülke tarafından kabul edilen ISO 9000 dizisi standartları yaygınlaşmıştır. Bu standartlar bir önceki yıllardaki sistem standartlarının bir sentezi olmaktadır ve bir çok yönden benzerlikler bulunmaktadır. Ancak buradaki ayırt edici özellik geçmişteki kalite güvencesinin çok sayıda ve titizlikle yürütülen kontrollerle gerçekleştirilmesi ve bu nedenle çok pahalı bir sistem olmasıdır. Bunun sebebi ise hatalıların sistemden ayıklanarak kalite ürün elde edilmesi ve buna bağlı olarak maliyetlerin de yüksek olması idi.
Zamanla Toplam Kalite Yönetimi ile önleyici kalite anlayışı ortaya çıktı ve ekonomik bir

üretim şekli oluştu. İşte bu yönetim şekli kalite güvencesine yansıyarak yeni kalite güvencesi sistemlerinin yazılmasına neden oldu. Esasında Toplam Kalite Yönetimi ile kaIite güvencesi arasında büyük ölçüde benzerlikler olmasına rağmen bazı farklılıklar vardır.
Bir kuruluşta yeterli bir kalite güvence sisteminin oluşturulması oldukça kapsamlı ve titiz bir çalışmayı gerektirir. Böyle bir çalışmanın aşamaları şu şekilde olmalıdır.
Yönetim Eğitimi: Çalışmalara başlamadan önce, başta tepe yönetici olmak üzere tüm yöneticilerin bir temel eğitimden geçmeleri gerekir. İki veya üç gün sürecek bu eğitimde, konu özlü biçimde anlatılır, temel ögeler ve uygulama aşamaları açıklanır.
Organizasyon: Şirketin büyüklüğüne ve işin kapsamına orantılı olarak bir organizasyon gerçekleştirilmelidir. Her departmanda en az bir kişinin kendi biriminde bu konu ile sorumlu tutulması gerekir.
Ön Değerlendirme: Kalite güvence sistemi projesinde görev alan yönetici ve teknik elemanların yapması gereken ilk faaliyet, bir iç denetim uygulayarak mevcut durumu bir ön değerlendirme ile tespit etmektir. Böylece eksiklikler daha net anlaşılmış olacaktır.
Planlama: Kalite güvencesi sisteminde tüm fonksiyonlar ve bunların içereceği faaliyetler bir bütün olarak ele alınır, ilişkileri belirlenir ve aşamaları saptanır. Ön değerlendirmede de ortaya çıkan öncelikler ışığında kapsamlı bir plan

yapılır. Planda safhalar ve yapılacak işin mahiyetinin yanısıra görevliler ve terminler de belirtilir.
Uygulamanın değerlendirilmesi:Üst yönetim- ce onaylanan planın uygulaması periyodik olarak değerlendirilir. Bu değerlendirmenin nasıl yapılacağı, kimlerin katılacağı ve değerlendirme sonuçlarının nasıl uygulamaya dönüştürüleceği de ayrıca belirlenir ve ilgililere duyrulur. Değerlendirmede danışmanın da bulunması gerekir.
İç denetim: İç denetimin temel amacı kuruluşun dış denetime hazır hale gelip gelmediğini sınamaktır. Bu denetime genel müdür de katılır. İç denetimde tüm birimlerin kapsanması hedeflenir.
Dış denetim: Kuruluş iç denetimin sonuçlarını değerlendirir, eksiklikleri veya yanlışları varsa düzeltir ve dış denetime hazır duruma gelir. Dış denetim müşteri tarafından, müşterinin görevlendirdiği bir denetçi kuruluş ya da sistemi belgelendirme amacı ile gelecek olan bir denetçi tarafından gerçekleştirilebilir.
Gelişme: Kalite güvence sistemini tatminkar bir noktaya getirmiş olan bir kuruluş üç ihtimalle karşı karşıyadır. Sistemi aynen koruyabilir, geliştirebilir veya geriye dönebilir. Geriye gitmese bile sistemi aynen korumak yeterli olmayacaktır, rakipler sürekli olarak geliştik- lerinden kuruluşunda kendini yenilemesi gerekir. Bu nedenle belirli periyodlarda yönetimin sistemi gözden geçirmesi ve sürekli bir gelişme bir plan uygulaması şarttır.

KALİTE GÜVENCE SİSTEMİNİN KAZANDIRDIKLARI
Klasik kalite sisteminde uygulanan hataların aranması yerine, bunların nedenleri üzerine gidilmesi ve hata kaynaklarının ortadan kaldırılmasını hedefleyen Kalite Güvencesi ile sağlanan faydaları şöyle sıralamak mümkündür:
Kalitede süreklilik
Daha iyi rekabet olanağı
Müşterinin güven duygusu
Zaman içerisinde ve sistemin başarısı oranında kalite kontrol işleminin kapsamına girerek daraltılması
Yüksek verim
Çağdaş bir çalışma ortamı
Çalışanlarda yüksek motivasyon
Minimum maliyet
Maksimum güvence

TEMEL PRENSİPLER AÇISINDAN KALİTE GÜVENCESİ VE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ YAKLAŞIMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

PRENSİPLER
ISO 9000 ISO 9000’İN ÖTESİNDE
Müşteri Odaklı Organizasyon • Tanımlanmış müşteri isteklerine uygunluğu sağlayın.
• Müşteri ile etkileşiminiz verimli bir duyarlılık çerçevesinde gelişsin. • Bugünkü ve gelecekteki müşteri gereksinim ve beklentilerini anlayın.
• Müşterinize daima sadık kalın.
• Müşteri tatminini ölçerek üzerinde tekrar tekrar düşünün.
Liderlik • Bir politika oluşturarak kalite için bir ortam hazırlamak amacıyla kaynaklar geliştirin. • Kendinize bir vizyon oluşturarak yön çizin.
• Bu vizyonu geliştirmek için de stratejiler üretin.
• İnsanları yönlendirin, birleştirin ve teşvik edin

İplİkte Son İŞlemler

İPLİKTE SON İŞLEMLER
İpliklerde çeşitli işlemlerle kazandırılan formun korunması gelecek işlemlerde kolaylık sağlanması güzel bir görünüm kazandırılması iplik değerinin ve kalitesinin geliştirilmesi veya piyasaya sunulacak ipliklerde müşterinin kullanımına hazır hale getirilebilmesi için bir takım işlemler yapılır. Bunlar iplikteki bütün işlemleri ve son işlemler olarak ele alınır.
Bir takım işlemler bütün ipliklere uygulanabilmekle beraber ipliğin hammaddesine özelliklerine kullanım alanlarına bazı ipliklere has özellikler işlemlerde yapılabilmektedir. Aşağıda iplikte son işlemler genel hatlarıyla incelenmiştir.
1. Fiksaj
2. İplik mersarizasyonu
3. İplik Boyama
4. iplik Baskı
5. İplik Yakma
6. İplik avivaj
7. Dikiş ipliği terbiyesi
A. FİKSAJ
Fiksaj; genel olarak elyafa ve ipliklere kumaşlara genellikle nemli yada kuru ısı ile stabilite verme işlemidir.
Aşağıdaki başlıklar halinde fiksajla ilgili bilgiler verilmiştir:
a) Fiksaj işleminin amaçları,
b) Fiksaj işlemini etkileyen faktörler,
c) Fiksajın uyguladığı elyaflar,
d) Büküm fiksajı
a) Fiksaj İşleminin Amaçları
Fiksaj işleminin en önemli amacı uygulandıgı mamüle stabilite kazandırmaktadır. İplik, eğrilmesi sonrasında, büküm verme işlemlerinde veya diğer mekanik işlemler sırasında iç gerilimlere sahip olur. Bu gerilimler iplikte düzensiz yönlenme ve şekil almalara sebep olur. Fiksaj işlemleriyle iplikteki bu iç gerilimler yok edilerek relaks yapı oluşturmaya çalışır ve iplik yapısının etkileme direnci arttırılır.
Fiksaj işlemi ipliklere uygulandığı gibi elyaf ve kumaşlara da uygulanmaktadır. Genel olarak fiksaj işleminin temel amaçları şu şekilde sıralabilir:
1. İplik eldesi, dokuma, terbiye işlemleri sırasında olışan iç gerilimlerin uzaklaştırılarak mamülde yapısal stabilite etkisini saglamak.
2. Mamülün görünüm ve tutumunu düzeltmek
3. mamüle belirli bir şekil vermek (ütü yeri, plise gibi) yada örnegin karışıklık gibi istenmeyen etkenleri yok etmektir.
b) Fiksaz işlemini etkileyen faktörler
Fiksajda en önemli faktörler; su , ısı ve/veya kimyasal madde, süre,basınçtır. Bunların hepsi veya birkaçının etkisiyle materyel yeni bir şekil verilecek (plastik) hale getirildikten sonra, mekanik etkilerle istenilen sonuç elde edilmeye çalışılır. Burada elyaf içerisinde istenilene uygun yeni baglar ouşturulur. Bir tekstil mamülü değişik aşamalarda birkaç kez fiksajdan ğeçebilir.
c) Fiksajın uyguladığı elyaflar
Fiksaj işlemi her cins tekstil maddesine uygulanır fakat poliamid (nylon) terilen, orlon gibi sentetik polimer elyafların işlenmesinde özel öneme sahiptir. Bu termoplastik maddelerden yapılan elyafta ısı etkisi için gerilimleri giderir ve çekmeye sebep olur. Kontrollü kumaşlarda ısı işlemi, elyafa boyutsal degişikliklerde daha fazla direnç gösterme kabiliyetini verir.
d) Büküm fiksajı (yün ipliği)
Yün ipliklerde fiksaj, özellikle büküm fiksajı özel bir öneme sahiptir. Bunun önemi şu şekilde açıklanabilir:
Yün ipliklerin dokuma esnasında kopmaması veya ipliğin çift kat bükülmesi ile saglanır. Özellikle çözgü iplikleri çift kat bükülür. Çünkü yün iplikçiliğinde pamuktaki gibi haşıllama işlemi yoktur.
Kamgarn iplikçiliğinde, iyi bir form eldesi ve kendi kendine kıvrımlanmanın önlenmesi için bükğmden sonra iplik buharlam ile fikse edilir. Bundan sonra iplik serbest hale geldiğinde kendi kendine kıvrılma olmaz.
Buhar sıcaklığı ve buharlamada kalış süresi kullanılan materyele, harmana göre değişir. Fikse esnasında 85-90 C üzerinde yünde sararma görülür.
Daha yüksek sıcaklıklarda zaman kısa tutulmalıdır. 2,3-3 atü’ lük basınçta 10-15 dakika süreyle fiske edilir. Böylece buharlamada büküm fiske olmuş olur.
Fiske, bobin halinde yada masura halinde yapılır. Bobinler genelde yarım konik ve çapraz sarım şeklinde olmaktadır.

B. İPLİK MERSERİZASYONU
Yıkamaya dayanıklı bir parlaklık ve arttırılmış saglamlık elde edbilmek için, pamuk iplikleri konsantre sudkostik çözeltisi içinde germe etkisi altında işlem görmesidir.
Merser.ze işlemi ile iplikte parlaklık, mukavemet, boya alımı gibi özellikler artar. Merserizasyon işlemi sonucunda elyaf kesiti şişer ve yapı düzgünleşir.
Merserizasyon kalıcı bir terbiye işlemidir, yani elde edilen parlaklık ve diğer etkiler daimadir. Merserize işlemi, ipliğin kuvvetli soğuk sudkostik çözeltisinde işlem görmesi ve gerilim altındayken suyla yıkanmasıdır. Germe nekadar fazla olursa olsun mukavemet artışıda okadar fazla olur. Sudkostik etkisiyle doğal bükümlü elyaf yapısı; daha yuvarlak bır yapı kazanır; bükümsüz, şişmiş ve uzunluktan çekmiş duruma geçer. İpliklerin çekmesi, maksimum parlaklığı elde edebilecek bir şart altında uygulanan germe ile önlenebilir.
İplik merserizasyon aşağıda başlıklar halinde incelenmiştir:
a) iplikte merserizasyon işleminin etkileri
b) iplik merserizesi ile kumaş merserizesinin karşılaştırılması
c) germesiz merserizasyon
d) iplik merserize makineleri

a) İplikte merserizasyon işleminin etkileri:
Merserizasyon işleminin tekstil :-):-):-):-)ryallerindeki etkileri ve iplikte meydana getirdiği degişiklikler genel olarak şunlardır:
• Merserize işlemi sonunda parlaklık artar
• Kopma mukavemeti yükselir
• Esneme özelliği azalır
• Ölü ve olğunlaşmamış elyaflar elemine olur
• Boyarmadde alımı artar, bayanma özelliği iyileşir
• Görünüm güzelleşir
• Merserize ipliklerden elde edilen kumaşlarda boyut değişmezliği artar

b) İplik merserizesi ile kumaş merserizesinin kerşılaştırılması
tekstilde iplik veya kumaş halde merserize yapılabilir. Kumaş halde merserize işlemi, iplik halde merserizeden daha avantajlıdır bazı ipliklerin merserize edilmesi şarttır bu iplikler pamuklu dikiş iplikleri, dantel iplikleri nakış iplikleri, çorap örgü iplikleri, el örgü iplikleri vb. gibi ipliklerdir.
Kumaş merserizersinin iplik merserizesine göre avantajları; üretim hızının daha yüksek olması ve işçilik gereksiniminin daha az olmasıdır. Dolayısıyla kumaş merserizesinde maliyet iplik merserizesinden daha düşüktür. Birim miktardaki meteryale merserize etmek için makine, işçilik ve süre maliyeti yüksek olduğu için iplik fiyatları oldukça pahalıdır.

c) Germesiz Merserizasyon
Bir iplik, gergin değilde gevşek koşullarda merserize edilirse, kıvrılma eğilimi göstereceğinden çekecektir, yani kısalacaktır. Bu kıvrılma yada dalgalanma iplik tekrar esnetildiğinde düzelecektir. İşte bu durum esneklik özelliği yaratır. Germesiz merserizasyon işlemleri ipliklere uygulandığı gibi dokunmuş kumaşlara da uygulanır. Germesiz merserizayonda esneklik kazandırmanın maliyeti azdır. Ancak esneme oranı düşük, geri esneme özelliği azyıf olduğundan kullanımı yaygın değildir. Bir süre giyildikten ve birkaç defa yıkandıktan sonra geri esneme özelliklerini yitirerek bollaşırlar.

d) iplik Merserize Makineleri
İplik merserizesi kontinü iplik merserize makinelerinde veya çile iplik halinde gerçekleştirilebilir.

Köntinü İplik Merserize Makineleri

Bu makinelerde iplikler haşıllamada olduğu gibi yan yana paralel durumda merserize, stabilize, yıkama ve nötrleştirme kısımlarından geçirilerek kurutmaya sevk edilirler.Köntinü iplik merserize makinelerinin bazılarında merserize edilmemiş iplik bobin halinde kalır. Bu makinelerde iplik bobin halinde sarılırken yarı kesikli olarak merserize yapılır.

Çile İplik Merserize Makineleri
Çile iplik merserize işleminde; çileler yatay veya dikey olarak iki silindire sarılır. Silindirler kendi eksenlerinde döndürülerek ve aralarındaki uzaklık istenilen mesafelerde ayarlanarak germe sağlanır.

C) İplik Boyama
Tekstilde boyama işlemi, elyaf, iplik, kumaş ve mamül halinde yapılabilir. Boyama;
elyafın iplik olarak eğrilmesinden sonra dokuma veya örme kumaş haline getirilmeden önce
yapılıyorsa buna iplik boyama denir.Boyanmış ipliklerde yapılan dokumalar ipliği boyalı olarak
anılırlar. İpliği boyalı kumaşlar, genelde renk olarak canlı ve daha zengindirler. Daha sonra terbiye işlemi görecek ipliğe boyalı kumaşların boyanmasında haslıkları yüksek boya maddeler
kullanılmalıdır, aksi halde ileriki işlemler sırasında akma görülebilir. İplik boyama işlemi, boyama sıvısında yapılır. Tekstil terbiye işlemlerinin(ön terbiye , apre, yıkama, boyama vb.)
gerçekleştirildiği, kimyasal maddeler, boyar madde tekstil yardımcı maddeleri içeren tekstil :-):-):-):-)ryallerinin işlem gördüğü sıva çözeltisine Flotte adı verilir. Boyama işleminde de Flotten ve flotte oranı önemlidir. Boyama şekline göre Flotte oranları değişitr. Flotte oranı, tekstil :-):-):-):-)ryalinin birim ağırlık miktarının, Flottenin kg miktarının oranıdır. Uygulamadaki kolaylığı sebebiyle kg yerine Litre olarak da Flotte oranları belirtilmektedir. Fakat flotte deki kimyasallar ve boyar maddelerin özgül ağırlığı 1gr/cm3 büyük olduğundan yanlış bir uygulamadır. Örnek 400 kg mamül alabilen boyama aparatında flottte miktarı 4000 litre ise flotte oranı; 400/4000=1:10 olur.
Flotte oranları; 1:30 gibi değerlerde ise uzun flotte oranı, 1:05 gibi değerlerde ise kısa flotte oranı olarak belirtilir. İplij boyamanın ana amacı; dokuma işlemi sırasında ilginç kareler, çizgiler, ekoseler oluşturulmak üzere değişik renklerden ipliklerin kullanılmasıdır. Örneğin; şambri kumaşlar genellikle renkli çözgü ve beyaz atkı iplikleri ile dokunur. Değişik renkli ipliklerin oluşturduğu diğer kombinasyonlar; kareli gingham, shepherd karesi ekose gibi kumaşlardır.
Özel durumlarda düz renk kumaşlar için de boyalı iplikler kullanılabilir. İplik boyamanın önemli özellikleri aşağıda kısa maddeler halinde verilmiştir:
• İşlem daha üretken olduğundan elyaf ya da tops boyamaya göre daha az maliyetlidir.
• İplik boyama, boyar maddenin elyaflar içine mükemmel nüfüziyetinin sağlar ve rengin oldukça net olarak ortaya çıkmasına sebep olur.
• Düzgünsüz boyanan yerler, kumaş boyamada dikkat çektiği halde iplik boyamda rahatsız etmez.
İplik boyama işlemi çeşitli şekillerde yapılabilir. Amaç: boyar maddenin sarılmış durumdaki iplikten elyafların içine nüfuz etmesidir.

İplikler:
• Çile boyama
• Bobin boyama
• Çözgü boyama
• Bölgesel boyama şeklinde boyanabilir.
Çile Boyama
Geniş, gevşek sarılmış çileler halindeki ipliklerin boyama amacıyla özel olarak tasarlanmış boya teknelerine daldırılması ile yapılan iplik boyama yöntemidir. Yumuşak hacimli el örgü iplikleri nakış iplikleri, tekstüre sentetik iplik türleri genellikle çile halinde boyanır. Çile boyama yöntemi en pahalı iplik boyama yöntemdir. Çünkü, iplik bobin halinden çile haline getirilir ve boyamadan sonra tekrar bobin haline getirilir. Bu nedenle, dokunacak iplikler çile halinde değil, bobin hainde boyanırlar. Çile halinde boyamada makine kapasitesi de düşer.
Çile Boyama Şekilleri
a) çile boyama makinelerinde geniş, gevşek sarılmış çileler halinde ipliklerin saplara asılarak özel olarak bu amaçla tasarlanmış boya teknelerine daldırılarak yapılabilr.
b) Üniversal boyama aparatlarında özel taşıma çubuklarına takılan çileler içerisinde flotte sirkülasyonu ile boyanabilir.
c)Kabin çile boyama aparatlarında yapılabilir.
D)Püskürtmeli çile boyama cihazlarında yapılabilir.

Çile boyama işleminin yapılışı
Çile boyama makinelerinde çileler porselen veya :-):-):-):-)lden yapılmış köşeli çubuklara takılırlar. Çubukların döndürülmesi ile ve ayrıca aşağı yukarı hareketiyle düzgün boyama sağlanır.Flötte oranının uzun olması (1:20)ve flöttenin köpürmesi durumunda çilelerin yüzmesi sorun yaratır. Yün çilelerin boyanması, bobin çile boyama aparatlarında yapılabilir. Keçeleşme tehlikesinin önlenmesi açısından mamülün hareketsiz, flottenin hareketli olması tercih edilir.Çileler makinede çubuklara takılırlar. Flötte oranı mamüle göre değişir.(1:10 – 1:15 )
Mersrize pamuk ve akrilikler içinde bu tip aparatlar uygundur. Çile boyamada çileler çubuklara gergin bir şekilde yerleştirilmelidir. Malzemenin bir miktar çekeceği göz önüne alınarak, çile kıvrımı ile alt çubuk arasında bir miktar boşluk bırakılmalıdır. Bu boşluk, çekme miktarına göre ayarlanır. Flötte sirkülasyon yönü, değiştiğinde çilelerin çubuklardan yukarı kalkmasına ve çubuğa değen kısımların boyanmasına da yarar. Pamuk çilelerin boyanmasında, pamuğun ıslanınca sıkı bir yapı kazanması nedeniyle daha kuvvetli bir yapı gerekir.
Üniversal boyama aparatlarında, çileler dairesel bir şekilde asılırlar. Çile boyama aparatlarında, çilelerin belli bir sıklıkta asılması, flötte sirkülasyonunun eşit dağılımı, sonuçta düzgün bir boyama eldesi için önemlidir. Püskürtmeli boyama cihazlarında; çileler üstü delikli özel çubuklara asılmakta ve boyama flöttesi bu deliklerden ipliklere püskürtülmektedir. Çilelerden akan flötte altta toplanmakta ve pompa ile tekrar püskürtülmektedir. Bunların avantajları; sürekli pompa tarafından toplanıp püskürtüldüğü için iyi bir karışma sağlanması ve flötte oranının 1:5 in altına düşmesidir. İplikler büyük yada küçük çileler halinde hazırlanıp, ondan sonra buharlanabilirler. İpliklerin gevşek halde hazırlanmaları, boyama nüfuziyetinin mükemmel olmasını sağlar.

Bobin Boyama
İpliklerin boyama için özel patronlara çapraz sarımla bobinlenmiş halde boyanmasıdır.
Çapraz bobinlerin boyanması, üniversal boyama aparatlarında gerçekleştirilir. Yani; Bobin hareketsiz, flötte yani boyama sıvısı hareketlidir. Çapraz bobinlerin sarılması için özel boyama patronları vardır. Bu patronların bir kısmı esnek, bir kısmı esnek değildir. Esnek olanlar çok çeken ipliklerin sarılmasında kullanılır. Çapraz bobinler silindirik veya konik şekilde olabilir. Konik çapraz bobinlere daha fazla iplik sarılabildiği için avantajlıdır. Silindirik çapraz bobinler 400 gr, konik çapraz bobinler 1,5 kg iplik alabilmektedir. Roket bobinlerin sarılış şekli kopslardaki gibi olup, dah fazla iplik alırlar. Buların diper avatajı, mekiksiz dokuma makinelarında dogrudan kullanabilmeleridir.
Sargının her tarafının aynı sıklıkta olması ve bir partide boyanacak sargı büyüklüklerinin eşitliği önamlidir. Ayrıca malzemedeki çekme etkisi göz önüne alınmalıdır.
Malzemenin şişme ve çakme özelligi bilinmelidir. Örnegin: pamuk iplikleri gevşek bir gerilimle sarılır. Vizkon yaş halde daha fazla şişme gösterdiğinden öok gevşek sarılır, dagılma olmaması içinde sargı kalınlıgı az tutulur. Rayon kaygan yapılı oldugundan ideal bir sargı yapılamaz. Yün su ve ısı ile esneme özelliği gösterdiginden sıkı sarılabilir.sentetiklerin önce çektirilmesi daha uygundur.farklı sargı sıklıkları durumunda flotte sargının gevşek kısmından geçmek isteyecek ve burasın koyu boyanacaktır. Çok sıkı sargılardanda flottenin geçişi zor olacaktır. Sargılar yapıldıktan sonra aparata yerleştirmeden önce çapraz bobinlerin alt ve üstlerinden bastırılarak kavislendirilmesi saglanır. İşlem prensip olarak; bobin göbegiyle eşit çaplı ve üzerine sıralı delikler açılmış :-):-):-):-)l tüplere bobinlerin oturtulması ile başlar. :-):-):-):-)l tüple rflotte sirkülasyon sistemine baglıdırlar ve tankın içindeki boyar madde çözeltisi bobinlerin içerisinden hem içten-dışa hemde dıştan-içe sirküle edilebilir.bobin halinde boyamada bütün boyama çıbuklarına eşit boyda bobin yerleştirilmesi önemlidir.
Bobin boyanmış iplikler, çile boyanmış ipliklerin yumuşaklılıgına ve hacmliligine sahip degildir. Bununla beraber, bobin boyama aparatları örme ve dokuma kumaşlarda geniş kullamıma sahip penye ve karde pamuklu ipliklerin boyanması için kullanılırlar.

Çözgü Boyama
Dokuma makinesında çözgü olarak kulanılan iplikler dokuma öncesi çözgü boyama yöntemine göre boyanabilirler. Genelde pamuk materyallerin, çözgü halinde boyanmaları, 2 aşamada yapılabilir.
1) Levende sarılı çözgü halinde boyama
2) Yumak çözgü halinde boyama

1) Levende Sarılı Çözgü Halinde Boyama: Üniversal boyama aparatlarında yada levend boyama aparatlarında gerçekleştirilir. Çözgü levendinin boyanabilmesi ancak yüksek yapılı aparatlarda mükündür. Çözgü ipliklerinin dokumadan önce haşıllanması ğerektiğinden, çözgüler boyamadan sonra kurutulur veya kurutulmadan haşıllamaya alınır. Çözgü iplikleri aksı delikli levend üzerine sarılır ve silkülasyon bu deliklerden sağlanır. Genelde içeriden dışarıya ve dışarıdan içeriye flotte silikilasyonu birlikte yapılır. Dıştan içe sirkilasyonda sargılar düzgün bir şekilde basılarak kanal meydana gelmesi önlenir. İçeriden dışarıya sirkilasyonda ise, sargılar biraz gevşiyerek sirkilasyonun kolaylaşması sağlanmaktadır. Çözgü leventlerinin boyanması haşıllam ile birlikte yapılabilir. Bunun için haşıllama flottesini uygun boyar maddeler konulur. Bu durumda, haslıklar iyi olmaz, ancak sıradan ucuz malzemenin boyanmasında kullanılır.
2) Yumak Çözgü Halinde Boyama: Yumak çözgüleri boyanması esasen boyama teknesi içine altta ve üstte dizilmiş klavuz silindirlerle, bir çift sıkma silinidirinden ibaret makinelerde gerçekleştirilir. Çözgü, silindirler üzerinden yukarı aşagı yönlerndirilir ve 20 saniyelik bir zamanda boyayı apsorblar ve sıkma silindirleri arasına verilir. İşlem emdirme ile klasik boyama arasında bir ara basamak gibi görülür. Denim kumaşların dokunacagı çözgülerin boyanma prensibide budur. Bu amaçla, önce pamuklu çözgü iplikler halat halinde bükülürler ve kontinü bir şekilde indügo boyar maddeleri ile boyanırlar.
Bölgesel Boyama
Bu yöntem iplik bobinlerinin kademeli olarak boya banyosuna batırılması veya iplik çilesinin yer yer baglanarak banyoya tamamen batırılması ve sonradan çilenin tekrar bobin haline getirilmesidir. İplik üstünde meydana gelen 5-60 mm’ lik degişik renkli kısımlar mulineye benzer fakat çok renli olur. Kısmi iplik boyam taftingte çok önem taşır.

D. İPLİK BASKI
İpliklere baskı yaparak, bu iplilerden üretilen kumaşlardan çeşitli görüntü ve desenlerin oluşturulması saglanabilir. Bu, kumaş desenlendirmede önemli bir yoldur. Baskılı ipliklerin kullanımıyla yumuşak, gölgeli güzel görünümler elde edilebilmektedir. Örnegin; dokuma kumaş üretiminde atkı ve çözgüde değişik renkte baskılı iplikler kullanılarak güzel efektler saglanabilir.
İpliklerin basılması iki şekilde gerçekleştirilmektedir:
• Çile iplik baskısı
• Çözgü iplik baskısı

• Çile iplik baskısı: ipliklerin çile halinde bir baskı silindiri ile iplik yönünün enine basılmasıdır. Çile iplik basmak çok renkli olabilir. Daha sonraki işlemlerde değişik, düzenli olmayan görüntüler meydana gelir. Çile baskısında iplikler çile halinde gergin şekilde tutularak, çubuklar arasında takılıdır. Dışa dogru tamamen açılacak şekilde, yatay bir çubukla baglantı kapak vardır. Baskı makinesi; ikiz silindirlerle aynı zamanda işleyen, iki kısımlı bir makinedir. Bir silindir giriş kısmına yerleştirilmiştir. Kullanılan teknik yüzey baskı tekniğidir. Hazırlanan iplik sabit silindir üzerine getirilir ve giriş kapanarak uygun bir basınçla kilitlenir sonra sabit silindir manuel olarak döndürülür. Döndürme, ipliklerin dış yüzünün tümü basılıncaya kadar devam eder. Çile iplik baskı metodu günümüzde çok az kullanılmaktadır.

• Çözgü iplik baskısı: dokumadan önce çözgü levendine sarılmış çözgü ipliklerinin rulo baskı tekniğiyle basılmasıdır. Burada paralel iplikler atkısız bir kumaş yapısındadır. Daha sonra, genelde düz renk atkı ile kumaş dokunurki, genelde beyaz kullanılır. Dokumada baskılı çözgü ile değişik desenler ortaya çıkar. Sonuç; yumuşak, gölgeli, hoş görünümlü,desenli kumaşlardır. Üretim dikkatli ve titiz işçilik ister. Bu nedenle bu tip baskılar sadece yüksek kalite ve pahalı kumaşlarda görülür. Dekorasyon ve degerli elbiselik kumaşlarda kullanılır. Örgülü mallarda, karışık bir renk efektne sahip fantezi örgü desenleri ortaya çıkar. Genellikle kullanılan yöntem yüzey baskı tekniğinin kullanıldığı rulo baskı yöntemidir. Baskıyı izleyen buharlama, sabunlama gibi işlmeler genel olarak çözgü dokunduktan sonra gerçekleşir. Zaman faktörü göz önüne alınarak, basılıp kuruduktan sonra buharlanıncaya kadar kalıcı olan boyarmaddeler kullanılır.
E. İPLİK YAKMA
İplikte yüzeyden çıkmış istenmeyen elyaf uçları ve tüycüklerin giderilmesi amacıyla yakma (gazeleme) işlemi yapılır. Çok iyi kaliteli düzgün yüzeyli kumaşlar istendiginde veya dantel ve dikiş ipliklerinde iplik yapma işlemi uygulanır. Yakma ile iplikten çıkmiş istenmeyen elyaf uçları ve tüycükler giderildiginden iplik yüzeyi daha pürüzsüz olur. Dikiş ipliklerini yakma işlemi ile, dikiş esnasında ipliğin hareket direnci ve sürtünme ile açıga çakan ısı azaltılır. Aynı zamanda yakma ile iplik parlaklıgıda artar. Dokunacak ipliklerde yakma işlemleri pek yapılmaz. Sadece degerli poplinlerin dokunacagı iplikler yakma işleminden geçirilirler. İplik yakma makinelerinde ipliğin geçiş yolu üzerinde gaz ve elektrikle çalışan yakma kısmı vardır. İplikler yakma başlılarından geçirildikten sonra hemen soguk havayla temas ettirilirler.
Yakma başlıları gazlı ve elektrikli olmak üzere iki temel tiptedir. Kalın pamuk ipliklerden ve yünlü ipliklerde gazlı, ince pamuklu ipliklerde elektrikli yakma başlıları kullanılır. Sentetik ve karuşım ipliklerde orta kalınlıktaki pamuklu ipliklerde her iki tipte başlıklarda kullanılabilir. Yakma sıcaklıgı iplik yapısına baglı olarak değişir. İplik yakmada verim kumaş yakmaya nazaran çok daha düşüktür.
F. İPLİK AVİVAJI
Avivaj; ipliğin pişirilmesi, agartılması, boyanması sırasında kaybetmiş oldugu yumuşaklıgı, tutumu tekrar kazandırmak amacıyla yapılır. Bu son avivaj olarak adlandırılır. Kumaş apresinde kullanılan yumuşatıcılar avivaja uygundur. İpliğe gıcırtılı bir tutum verilmek isteniyorsa (özellikle örgü ipliklerinde hoş bir duygu verir) süt asidi veya formik asit ilave edilir. Avivaj işlemleri sırasında veya son durulama işlemlerinde yapılabilir.bu durumda avivaj maddelerinin diğer maddelerle geçinirliginin iyi olması dayanıklı olması gerekir. Sentetik ve rejenere selüloz kesikli elyafın bükümden önce gördükleri avivaj, ara avivaj olarak adlandırılır.

G. DİKİŞ İPLİĞİ TERBİYESİ
Dikiş iplikleri, merserize etme, yumuşatma, parlaklık kazandırma , katlama ve yapıştırma gibi çeşitli terbiye işlemlerine tabi tutularak imal edilirler. Bunlara ek olarak, yanmaya ve ısıya karşı dayanıklı (hızlı dikim için) türlerde mevcuttur. Dikiş ipliklerine verilen klasik silikon apresi, ipliğe kayganlık ve yumuşaklı verir. Son gelişmelerde kullanılan silikon elastomerler ise, elyafa kayganlıga ilave olarak esneklik özelligide saglamktadır.
Dikiş ipliklerine yapılan işlemler şunlardır:
• Merserizasyon
• Parlatma
• Mumlama

Merserizasyon: Merserizasyon işlemi daha sağlam daha parlak ve daha düzgün yüzey oluşturan, pamuklu veya pamuk kaplı poliester nüveli dikiş ipliklerine uygulanan kostik soda banyosunda muamele etme işlemidir.merserizasyon, pamugun boyama affinitesine ve boya haslıgını iyileştirir. Merserizasyom ipliğin mukavemetini arttırırken doğsl elastikiyetini azaltır.

Parlatma: düzgün, sert yüzeyli dik bir dikiş ipligi oluşturan, nişastalanmış ve parlatılmış pamuklu veya sentetik ipliğe uygulanan işlemdir. Bu işlem dikiş işlemi yapılırken dikiş ipliğinin bükümünün açılması olasılıgını azaltır.parlatma işlemini yorgan, düğme dikme, ilik açmada kullanılan ipliklere , halı ve egrilmiş poliester dikiş ipliklerine uygulanır.

Mumlama: ipliğe parafin veya silikonlu yaglayıcı uygulama işlemidir. Bu işlem bütüm dikiş ipliklerine uygulanabilir. Mumlanmış iplik, el dikiş iğnelerinden kolayca kayar, kumaşa yumuşak şekilde nüfuz eder, dikiş işlemi sırasında iplik sürtünmesini azaltır. Dikiş ipliğinin hareketini ve iğnenin kumaşa saplanmasını kolaylaştırmak için ipliklere yada kumaşlara veya her ikisine dikiş kolaylaştırıcı apre uygulanılır. Bu işlemin amacı kumaşlara ve dikiş ipliklerine verilen zararın azaltılması veya dikiş iğnesinin fazla ısınmasının önlenmesidir. Dikiş apreleri, yağlayıcı maddelerin uygulanmasını gerektirir. Dikiş apreleri, yaka kumaşı ve ayakkabı yüzü kumaşı gibi sık dokunmuş kumaşlar, :-):-):-):-)lik oksidler gibi yıpratıcı nitelikteki dolgu maddelerini ihtiva eden kumaşlar, kimyasal ve diğer apreleme işlemleriyle gevrekleşebilecek kumaşlarda oldukça sık kullanılılırlar.

Dokumacilik Bİlgİlerİ

DOKUMACILIK BİLGİLERİ

a. Dokuma, Örgü, Çözgü, Atkı, Dokuma Örgüsü, Örgü Raporu, Desen, Çözgü Renk Raporu, Atkı Renk Raporu, Desen Raporu, Gücü, Tarak, Tezgah, Mekik, Ağızlık Terimlerinin Tanımı

Dokuma: Çözgü ile atkı iplerinin alt ve üstten geçirilmesiyle elde edilen ürünlerdir.
Örgü: Yün, ipek, pamuk vb. ipliklerin özel şiş, tığ, iğne, mekik gibi araçlarla yapılmış ilmeklerinin, bir araya getirilmesi işlemidir.
Çözgü: Dokumada boy ipliklerini oluşturan, sağlamlığı sağlayan iplerdir.
Atkı: Dokumanın en ipliklerini oluşturup çözgüleri birbirine bağlayan iplerdir.
Dokuma Örgüsü: Dokuma işleminde çözgü ve atkı ipliklerinin değişik şekillerde bağlantılarına denir.
Örgü Raporu: Atkıların çözgülerden nasıl geçirileceğinin kareli kağıtlar üzerinde belirlenmesidir.
Atkı Renk Raporu: Atkıda kullanılan renklerin üst üste dizilişindeki bir tekrara denir.
Çözgü Renk Raporu: Çözgüde kullanılan renklerin yan yana dizilişindeki bir tekrara denir.
Desen Raporu: Yapılacak dokumada, örgü raporu, atkı ve çözgü renk raporu belirlenmişse yapılacak desen rahatça çizilir. Örgü şemasında belirlenen çözgüler ve atkılar belirlenen renkte boyanırsa desen raporu belirlenmiş olur.
Armür: Atkı ipliğinin atıldığı sırada hangi çerçevenin yukarıda, hangisinin aşağıda olması gerektiğini gösteren şemalara denir.
Tahar: Çözgü ipliklerinin gücü tellerinden ve taraktan geçirilmesi işidir.
Gücü: Çözgü iplerinin aşağı yukarı hareketini sağlayan parçadır.
Tarak: Atkı iplerinin sıkışmasını sağlayan parçadır.
Tezgah: Dokuma işleminin yapıldığı alettir.
Mekik: Atkı iplerinin çözgü ipleri arasından geçmesini sağlayan parçadır.
Ağızlık: Alt ve üst çözgülerin arasından atkıların geçirilmesi için oluşturulan boşluktur.

b. Dokumacılığın Tarihçesi
Dokumacılığın tarihi, tarih öncesi zamanlara uzanmaktadır. Ülkelerin tarımsal yapı ve endüstrileri günümüz dokumacılığının gelişmesinde büyük bir etken olmuştur. Eski Mısır’da keten kumaş dokumacılığının gelişmiş durumda olduğu, mumyaların sarılmasında kullanılan kumaşlardan anlaşılmaktadır. Mısır’da dokumacılığın evlerde, kadınlar tarafından yapıldığına belgelerde rastlanılmaktadır.
Mezopotamya medeniyetinde, dokumada yün kullanılmıştır. Kazılarda dokuma örnekleri bulunmasına rağmen, çivi yazılı tabletlerde kumaş isimleri ve bunların fiyatları belirtilmektedir.
İran; dokumayı sanat haline getirip saraylarda, özel imalathaneler, dokuyucular ve desinatörler bulunarak özellikle ipekli ve kadife dokumalarda harikalar yaratmıştır.
Pamuğun vatanı kabul edilen Hindistan’da,pamuklu dokuma örneklerinin kalıntıları bulunmuştur.
İpek ve ipek dokumacılığının vatanı Çin’dir. Ayrıca endüstriye dönük tezgahlar, Çin’de icat edilmiştir. Batıya 6. yüzyılda gelmiştir.
Türkler, Anadolu’ya geldiklerinde dokumacılık gelişmiş durumdaydı. Osmanlı Devleti’nin kurulmasından sonra, ordu ve saray ihtiyacının karşılanması için dokumacılık büyük bir gelişme göstermiştir. Kumaşların kalitesini korumak için sıkı kontroller yapılmıştır. Bursa dokumacılığın en geliştiği bölge olmuş ve bu devirde dokunan kumaşlar Fransa ve İtalya’ya kadar yayılmıştır. 18.yy.’da siyasal bunalımların, kapitülasyonların ve Avrupa’da üretimin makineleşmesi, dokumacılığımızın gerilemesine ve dokuma ürünlerinin dışarıdan alınmasına neden olmuştur. Tanzimat döneminde ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla fabrikalaşma dönemi başlayarak dokumacılık yeniden önem kazanmıştır.
Tarihi gelişimi içinde dokunan kilimler; çadırlarda, evlerde, köşk ve konaklarda örtü, yaygı ve süs eşyası olarak kullanılmıştır.
İlk çağlarda insanların kabuk ve bitki liflerini örerek yaygı yaptıkları bilinmektedir. İpliğin elde edilmesiyle “düz el dokumaları” adını verdiğimiz dokuma teknikleri ortaya çıkmıştır. Kilim, sumak, cicim ve zili bu cins dokumalara örnektir.
Eskiden basit tezgahlarda yapılan dokuma, bugün teknolojinin ilerlemesiyle bir endüstri haline gelmiştir.

c. Dokumacılığın Sınıflandırılması
Dokumacılığı, kullanılan tezgahlar ve bu tezgahların çalışma yöntemleri ile kullanılan örgüler açısından sınıflandırabiliriz.

DOKUMALAR

Çarpana Mekiksiz
Dokumalar Dokumalar
Mekikli Kirkitli
Dokumalar Dokumalar
a. Düz Dokumalar a) Düz Dokumalar
b. Armürlü Dokumalar b) Havlı Dokumalar
c. Jakar Dokumalar

d. Dokuma Örgülerinin Sınıflandırması

1. Bez Ayağı Dokuma: En basit dokuma tekniğidir. Atkı ipliği, çözgü iplerinin bir altından, bir üstünden geçirilerek yapılır (Şekil 20-1). Patiska, Amerikan bezi, tülbent bu teknikle dokunur.
Şekil 20-1

2. Şayak Dokuma (dimi): Örgü, her sırada bir kaydırılarak, bir alt üç üst olarak dokunur. Dokumaya bakıldığında atkı ipleri daha çok görülüyorsa atkı dokuması, çözgüler daha çok görülüyorsa çözgü dokuması denilir (Şekil 20-2).
Şekil 20-2

Bu teknik her çeşit dokuma maddelerinin dokumasında kullanılır. Örneğin: yünlülerde gabardin, pamuklularda dimi ve pamuklu gabardin, ipliklilerde fular olarak kullanılır. Şayak dokumalar sağlam ve güzel görünüşlü kumaşlardır.

3. Saten Dokuma: Yüzeyi parlak, tersi mat dokumalardır. Atkılar dört çözgü üzerinden alınarak bir alttan geçirilir. Her sırada bir iplik kayarak yapılır. Üstten fazla iplik kaldığı için parlak görünür (Şekil 20-3).

Pamuk ve iplikten yapılmış iplikler kullanılır. Dokumada asıl görev atkılarındır. Çözgüler bağlantı yaparlar. İçi dolu kareler çözgü ipliğinin, atkı ipliğinin üstünden geçtiğini; içi boş kareler ise atkı ipliğinin, çözgü ipliğinin üstünden geçtiğini gösterir.

Şekil 20-3

4. Atlas Dokuma: Atlasın dokunuş tekniği de saten gibidir. Aradaki fark çözgü iplerinin kumaşın yüzünde daha çok bulunmasıdır. Atkılar çözgüden daha kalın olup bağlantıyı sağlarlar. Atkılar bir çözgünün üstünden geçirilir, 4 çözgü üstte bırakılır, her sırada iki ip kayarak devam edilir (Şekil 20-4).
Şekil 20-4

5. Kruvaze Örgüler: Şayak örgünün çiftlisidir. Kumaş üzerinde oluşan verev çizgiler daha kalın ve belirgindir. Dokuma iki alt, iki üst yapılır ve her sırada bir ip kaydırılır (Şekil 20-5)

Şekil 20-5

2. BASİT DOKUMA TEZGAHI YAPILMASI

a. Mukavva Tezgah
Dokuma işleminde kullanılan en basit tezgahlardır. Kalın bir mukavva ile istenilen boyutta tezgah hazırlanabilir.

Mukavva Tezgahının Hazırlanması
b. İstenilen boyutta mukavva alınır. Kısa kenarlarına karşılık olacak şekilde bir veya yarım santim ara ile çözgülerin gerilmesi için çentikler yapılır.
c. Mukavvada çentik yerine, çözgüleri germek için topluiğne veya raptiye kullanılabilir.

d. Çerçeve Tezgah
Dokumanın en ilkel biçimde yapıldığı bir tezgahtır. Tahtadan yapılmış bir kasnaktır. Boyutları yapılacak işe göre değişebilir. Çanta, örtü, yastık gibi küçük boyutlardaki dokumalar için kullanılır. 3 cm – 3,5 cm genişliğinde çıtalardan oluşan kasnakların karşılıklı iki kenarına 1 cm ara ile çivi çakılarak tezgah hazırlanır.

e. Tarak Gücü Tezgah
Tarak; tezgahın yan tahtalarına takılı olan, çözgüleri düzgün tutan atkıları sıkıştıran parçadır. Bu parça ince demir çubuklardan veya kamışlardan kesilen ince çubukların eşit aralıklarla, paralel bir şekilde yerleştirilmesi ve birleştirilmesi ile yapılır.
Dişleri arasındaki boşluklara ilik denir. Bir santimetredeki diş sayısı tarağın numarasını oluşturur. Üst levente geçirilen çözgü ipleri, iliklerden ve dişlerden geçirildikten sonra alt levente bağlanır.