1923den günümüze türkıye ekonomısı [ Sayfa sayısı : 8 ]
Haziran 23rd, 2007 at 17:40 (ekonomi)
Haziran 23rd, 2007 at 17:40 (ekonomi)
Haziran 4th, 2007 at 17:55 (ekonomi)
Kasım 2000′in ikinci yarısında artan likidite sıkışıklığı ile su yüzüne çıkan kriz, mali piyasaları derinden sarstı. Bankalar hakkında ortaya atılan dedikoduların artması, bazı bankacı ve iÅŸadamlarının tutuklanmasıyla baÅŸlayan süreç piyasalar üzerindeki gerginliÄŸi artırdı.
Borsa satışların etkisi altında kalarak 1999 yılı seviyelerine gerilerken gecelik faizlerde rekor artış yaÅŸandı. Kısa bir süre içinde Türkiye’den 7 milyar dolarlık döviz çıkışı gerçekleÅŸti. Hükümetin krizin önünü kesebilmek için aldığı tedbirler iÅŸi yaramazken IMF’den Aralık başında saÄŸlanan 10.4 milyar dolarlık ek destek gerginliÄŸi biraz olsun yatıştırdı.
ENFLASYONLA MÜCADELE PROGRAMI
2000 yılının başında IMF ile yapılan stand-by çerçevesinde yürürlüğe giren yeni programın amacını enflasyonla mücadele oluşturuyordu. Enflasyon artışına paralel olarak döviz artışı makul görülürken TL cazip hale getiriliyordu. Güven unsurunun ön planda olması hükümetin iç borçlanmada sorun yaşamamasını kolaylaştırıyor, düşen faizler talebi canlandırırken ucuzlayan döviz ithalatı patlatıyordu. Ama bu olayların sadece bir yüzüydü.
Arka planda ise vahim sonuçlar yavaş yavaş ortaya çıkmaktaydı. Durumu gittikçe kötüleşen kamu bankaları sistemi yıpratıyordu. Bir türlü gerçekleşmeyen reform ve düzenlemeler ise sıkıntıları artırıyordu. Makro dengelerdeki sorun açığa çıktıkça yabancı yatırımcının da gözü korkmaya başladı.
KRİZ BAŞLIYOR
Kasım 2000 ortalarında piyasadaki sıkıntı artarak hissedilmeye baÅŸladı. Bankalar hakkındaki dedikodu sistemin daha da tıkanmasına neden oldu. 8 Kasım 2000′de Global Menkul’un sahibi Kutman’ın banka operasyonları çerçevesinde tutuklandığı söylentileri, 13 Kasım’da Egebank’ın eski sahibi Hüseyin Bayraktar’ın gözaltına alması ve Yurtbank’ın sahibi Ali Balkaner ile oÄŸlu Hakan Balkaner’in Mali Åžube’de sorgulanması panik havasını körükledi.
Bu geliÅŸmeler yatırımcıların bono piyasasından kaçmasına yol açarken, 16 Kasım’da repo faizleri hızla yükseldi. 17 Kasım günü Türkiye’den 109 milyon dolar çıktı. Merkez Bankası piyasaya para vererek sıkışıklığı gidermeye çalıştı. 20 Kasım günü mali piyasalardaki krizin ilk kıvılcımı Borsa’da yaÅŸandı.
İMKB Ulusal-100 Endeksi yüzde 7.1 oranında geriledi. GeliÅŸmelerden rahatsız olan yabancılar borsa ve bonodaki portföylerini bozup dövizlerini alarak Türkiye’yi terk etmeye baÅŸladı. Bono faizleri yüzde 50 seviyelerinde kalırken gecelik repo faizler yüzde 100′ün üzerine çıktı.
PİYASA DEDİKODULARA TESLİM OLDU
Demirbank’ın içine düştüğü bunalım daha da artarken banka hakkındaki söylentiler iyice yayıldı. GeliÅŸmeler karşısında BaÅŸbakan Ecevit ekonomide dedikodulara itibar edilmemesi çaÄŸrısında bulundu. BDDK BaÅŸkanı Temizel de bazı bankaları uyarırken bu kadar dedikoduya ABD’deki bankaların bile dayanamayacağını söyledi. Piyasalar, hükümetten gelen uyarılara kulak asmadı.
28 Kasım günü Borsa yüzde 9 daha düşerek, 9.646 seviyesine geldi. Yüzde 90′lara kadar gerileyen gecelik faizler bir anda yüzde 240′a fırladı. Bazı bankalar piyasaya likidite vermek istemedi. Merkez Bankası’nın döviz rezervi hızla erdi. BDDK BaÅŸkanı Temizel ve Merkez Bankası BaÅŸkanı Erçel, 19 piyasa yapıcı bankanın temsilcileri ile İstanbul’da toplandı. Ertesi gün ise BaÅŸbakan Ecevit, ekonomi kurmaylarını toplayarak piyasalardaki dalgalanmayı masaya yatırdı. IMF ile acil yardım paketi için görüşmeler baÅŸladı. Sistemden çıkan para 6 milyar dolara yaklaÅŸtı.
IMF YARDIMA KOÅžTU…
30 Kasım’da Merkez Bankası’nın döviz karşılığı piyasaya para vereceÄŸi açıklaması, piyasalarda gecelik faizleri yüzde 400′e tırmandırırken, Borsa yüzde 8 daha geriledi. IMF, Türkiye’ye yardım için acilen toplandı. Bu arada IMF’nin istekleri doÄŸrultusunda Bakanlar Kurulu, Telekom’un yüzde 33.5′lik bölümünün özelleÅŸtirilmesi ve yönetim yetkisinin verilmesi ile, motorlu taşıtlar vergisi ve taşıt alım vergisinin yılbaşından itibaren yüzde 60 yükseltilmesi, bunun LPG’li araçlar için 5 kata kadar artırılabilmesini kararlaÅŸtırdı. Kamu bankaların özelleÅŸtirilmesi amacıyla yeniden yapılandırma komisyonu oluÅŸturuldu.
Merkez Bankası 1 Aralık günü piyasaya likidite vermekten vazgeçti. Dövize hücum azalırken ciddi boyutlara varan TL sıkışıklık nedeniyle gecelik repo faizleri yüzde 1.700′lere çıktı. Borsa 7.977 seviyesine kadar indi. Bu geliÅŸmelerin ardından gelen IMF ile anlaşıldığı yönündeki haberler Borsa’yı yüzde 20 yükseltti. Gecelik faiz oranları yüzde 1.500′lerden 180′lere indi. 6 Aralık günü ise BaÅŸbakan Ecevit’in IMF’den 10.4 milyar dolar geleceÄŸini söylemesi ile piyasalar sonunda rahat bir nefes aldı. Aynı gün Demirbank ve Park Yatırım Bankasına da el konuldu.
İŞADAMLARI HÜKÜMETİ ELEŞTİRİYOR
Programa destek veren iÅŸadamları Kasım krizinin ardından hükümete yönelik eleÅŸtirilerini artırdılar. TÜSİAD, ATO ve TOBB arasında destek konusunda tartışma baÅŸladı. BaÅŸbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, son günlerde yaÅŸanan bazı olumsuzluklar karşısında yılmamak gerektiÄŸini, Türkiye’nin bu mücadeleden galip çıkmaktan baÅŸka alternatifi olmadığını söyledi.
ULUSLARARASI DESTEK
Aralık ayında uluslararası kuruluÅŸlardan Türkiye’ye yönelik olumlu destek moralleri artırdı. Moody’s, Türkiye’nin ülke döviz ve döviz cinsinden mevduat notlarını B1 ve B2 olarak teyit etti. Moody’s açıklamasında, ülke görünümünün de olumlu (pozitif) olarak korunduÄŸu bildirildi. Hazine, uluslararası bankalardan saÄŸladığı 1 milyar dolarlık sendikasyon kredisine iliÅŸkin anlaÅŸma imzalandı. Türkiye’nin, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) saÄŸladığı 10.4 milyar dolar kredinin 2.8 milyar dolar tutarındaki dilimleri 28 Aralık’ta Hazine hesaplarına geçti.
YENİ YIL YENİ UMUTLAR
Borsa yeni yıla 9.437, dolar 677 bin, mark da 322 bin liradan baÅŸladı. Bankacılık sektörünün sorunlarının ciddiyetini anlayan hükümet bu konuda çalışmalar baÅŸlattı. Bankaları yakından izleyen hükümet, ihalelerde yüksek faiz teklifi verilmemesi konusunda uyarıda bulundu. SakinleÅŸen piyasalarda faizler yüzde 50′nin altına düşünce, İMKB 11 bin puanı da aÅŸtı. Hala üzerindeki tedirginliÄŸi atamayan piyasalara moral verme sırası IMF ve Dünya Bankası’na geldi.
IMF 1. BaÅŸkan Yardımcısı Fischer, Türkiye’nin krizden hızla çıktığını söyledi. Ardından Dünya bankası BaÅŸkanı James Wolfenson Türkiye’nin krizden çıkmaya baÅŸladığını bildirdi. 3 Åžubat’ta açıklanan enflasyon rakamlarına göre TEFE yüzde 28.3, TÜFE ise yüzde 35.9′a indi. 2002 yılının finans sektöründeki ilk operasyonunda İhlas Finans’ın faaliyet izni kaldırıldı
Haziran 4th, 2007 at 17:54 (ekonomi)
Ekonomi Bilimi’nin tanımladığı dört üretim faktörü olan doÄŸal kaynaklar, emek, sermaye ve giriÅŸim üretim faktörlerine dağıtılan rant, ücret, faiz ve kar gelirlerinin toplamı Milli Gelir’i verir. Milli Gelir, GSMH deÄŸerinden Amortismanlar ve Dolaylı Vergiler düşürüldükten sonra bulunan bir deÄŸerdir.
Milli Gelir, üretim faktörleri arasında, her bir üretim faktörünün mal ve hizmet üretimine kattığı ve hakettiği pay kadar dağıtılabiliyorsa, yani bir haksızlık söz konusu değilse, bu duruma Adaletli Gelir Dağılımı diyoruz. Eğer, bir veya birden fazla üretim faktörü milli gelirden hakettiğinden daha fazla pay alıyor ise, bu duruma Gelir Dağılımı Adaletsizliği diyoruz.