Tarihin Şeref Sayfaları Karraman Türk Kadınları

KAHRAMAN TÜRK KADINLARI

NENE HATUN
Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperler Köyü’nde dünyaya gelen Nene Hatun,henüz 20 yaşında bir gelinken 1877-1878 yılları arasında yapılan Türk-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyası’nı sopayla,taşla, kazma, kürekle savunanlara katılarak cesurca savaştı.Daha sonra oğlunu Çanakkale Savaşı’nda şehit verdi. 1954 yılında 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Nurettin Baransel Paşa’nın gayretleriyle kendisine “3. Ordunun Nenesi” ünvanı verilip, cüzi de bir maaş bağlandı ve 1955 yılında anneler gününde “Yılın Annesi” seçildi. Erzurum manevraları sırasında Amerikan Generali Ridgway bu yüce insanın elini öptü. Nene Hatun bir kahramanlık ve analık sembolü olarak 98 yaşına kadar yaşadı.

HALİDE ONBAŞI (EDİP ADIVAR)
(1884-1964)
1919′da Sultanahmet Meydanı’ndaki mitingde halkı işgallere karşı uyandırmak için yaptığı etkili konuşma sonrası hakkında tevkif kararı çıktı.1920′de Anadolu’ya kaçarak Kurtuluş Savaşı’na katıldı.İstanbul Hükümeti tarafından Mustafa Kemal ile birlikte hakkında ölüm kararı verilen altı kişiden biriydi. Mustafa Kemal onu Garp Cephesine tayin etti. Kendisine önce “onbaşı” , sonra da “üstçavuş” rütbesi verildi. Savaşı izleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Fırkası ve Atatürk ile siyasal görüş ayrılığına düştü. 1917′de evlenmiş olduğu ikinci kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye’den ayrıldı. 1939′a kadar dış ülkelerde yaşadı. 1939′da İstanbul’a dönen Adıvar 1940′ta İstanbul Üniversitesi’nde İngiliz Filolojisi Kürsüsü Başkanı oldu, 1950′de Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili seçildi. 1954′te istifa ederek evine çekildi ve 1964′te öldü. Değerli kahramanımız Kurtuluş Savaşını ve Türk kadınlarının mücadelesini anlatan ve Türk klasikleri arasına giren pek çok esere imza atmıştır

NEZAHAT ONBAŞI
Eşini yitiren 70. Alay Komutanı Hâfız Hâlid Bey, 8 yaşındaki kızı Nezahat’ı kimseye emanet edemeyip, yanına almıştı. Küçük Nezahat Çanakkale cephesinde muharebe havasına alışmış, Alay İzmit’e nakledildiğinde talimlere katılarak mükemmel at binmesini, silah kullanmasını öğrenmiş ve 12 yaşında “onbaşı” rütbesini almıştı. Babasının yanında cepheden cepheye koşmuş, çarpışmalara girmiş ve 100′den fazla düşman askeri öldürmüştü.
Nezahat Onbaşı 30 Ocak 1921 yılında T.C.’nin İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilen ilk vatandaşıdır ve bu öneri TBMM’ de hararetle kabul edilmiş, ancak Kurtuluş Savaşı’nın hengamesi içinde işleme konulamamış, daha sonra da kararın yerine getirilmesi unutulmuştu. TBMM’nin “Şükran Belgesi’ne” 65 yıl sonra 78 yaşında bir nine iken kavuşmuştu.

ŞERİFE BACI
1921 yılı Kasım ayında İnebolu’ya önemli miktarda savaş malzemesi gelmişti. Malzemenin bir an önce Kastamonu’ya iletilmesi gerekti. Cepheye gidemeyip de köylerinde kalan yaşlılar sakatlar, kadınlar, Menzil komutanlığının malzeme taşınması haberi üzerine kağnılarla yola çıktı. İnebolu’dan kağnılara yüklenen cephaneler Kastamonu’ya doğru yol aldı. Bu cephane kollarında hep kadınlar vardı. Bunlardan biri de Şerife Bacı idi. Şerife Bacı top mermileri ıslanmasın diye kazağını mermilerin üzerine örtmüş, yavrusu ölmesin diye üzerine abanmış ve soğuktan ölmüştü, ama ölene kadar vücut sıcaklığını yavrusuna vermişti. Bugün Kastamonu’da şanına layık güzel bir anıtı var (yandaki resim_ Şehit Şerife Bacı Anıtı). Kastamonulular şehit Şerife Bacı’nın adını her yerde yaşatıyorlar.

FATMA SEHER ERDEN
(ERZURUMLU KARA FATMA)
1888’de Erzurum’da doğdu. Subay Suat Derviş Bey ile evlenip Balkan Savaşı’na katıldı.I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesine gitti.1919′daki Kongre günlerinde, Mustafa Kemal’le bizzat görüşebilmek için Sivas’a gitti.Bu görüşmenin ardından, Milis Müfreze Komutanı olarak Batı Cephesinde görevlendirildi. 300 kişiyi aşkın birliği ile Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Mehmetçikle birlikte destanlar yazdı. Büyük Taarruz’un ilk günlerinde General Trikupis‘in birliğine esir düşmüşse de, kaçarak yeniden müfrezesinin başına geçmişti.Kahraman kadın Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “üstteğmen” rütbesi ile emekli oldu. Emekli maaşını Kızılay’a bağışladı. 1954 yılında TBMM kendisine yeni aylık tespit etti.

HALİME ÇAVUŞ (KOCABIYIK)
Kastamonulu Halime Çavuş, uzun yıllar Halim Çavuş zannedildi. Kurtuluş Savaşı’na giderken erkek kılığına girdi, erkek gibi traş oldu, saçını kazıttı ve kimseye kadın olduğunu söylemeden Türk askerinin arasına karıştı. Gün geldi savaş bitti, ancak o ne asker üniformasını çıkardı ne de her sabah traş olmaktan vazgeçti. Savaş sonrası Mustafa Kemal Paşa tarafından Ankara’ya çağrıldı. O’nun “ Seni yollamıyorum, bizim kızımız ol” önerisine “Annem babam beni bekler” şeklinde cevap veren Halime Çavuş, “Ben ana-babaya itiatli evlada saygı duyarım” diyen Mustafa Kemal Paşa tarafından çeşitli hediyeler verilerek tekrar evine yollandı ve kendisine maaş da bağlandı.

HAFIZ SELMAN İZBELİ
Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolu kurucularından ve Kastamonu’da ilk kadın meclisi üyesi, sıkı bir Atatürk hayranı ve kendi deyimiyle bir “Cumhuriyet kadını” idi…Kurtuluş Savaşı sırasında Kastamonu’ daki kadınları toplamış, asker için çorap, kazak, fanila ördürüp cepheye göndermişti. Asker Kastamonu’ya geldiğinde hepsini yolda karşılayıp doyurmuştu. Mustafa Kemal’in Kastamonu’ya geldiği sırada İzbeli Konağı’nı ziyaret ettiği ve karşılıklı kahve içtikleri söylenmektedir.

GÖRDESLİ MAKBULE HANIM
1921’de eşi Ustrumcalı Ali Efe ile birlikte Milli Mücadelede çete savaşlarına katılmıştı. 17 Mart 1922’de Akhisar Sungurlu hududu üzerinde bulunan Koca Yayla’da elinde silah düşmanla en ön safta savaşırken başından vurularak şehit edilmişti. Henüz 21 yaşındaydı.

ÇETE EMİR AYŞE
Yunan askeri Aydın’a doğru geldiğinde iki arkadaşı ile birlikte Menderes’in diğer tarafına geçmeye çalışan Emir Ayşe, arkadaşlarının kayıktan düşüp boğulması sonucunda geri dönmüş ve Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek almış, dağa çıkmış, Yörük Ali Efe’ye katılmıştı. Aydın’ın kurtuluşu olan 7 Eylül tarihine kadar Yunanlılarla savaşmıştı. Savaş sonrası Atatürk İstasyon Meydanı’nda Çete Emir Ayşe’nin de aralarında bulunduğu kahramanlara İstiklal Madalyası takmıştı. “Savaştım Yunana karşı, elimde kalan en değerli şey Atatürk’ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyasıdır” demişti.

TAYYAR RAHMİYE
Adanalı Rahmiye Hanım 9.Tümenin 1920 yılında Fransızlar ile yaptığı muharebeye müfrezesiyle katılmıştı. Başlıca görevi, keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı. Osmaniye yakınındaki demiryolu tünelini o patlatmıştı ve bölgedeki düşmanın cephane ikmalini büyük sekteye uğratmıştı. 1920’de Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada askerlerde bir duraksama olunca “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” demiş ve aynı muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında şehit olmuştu.

TARSUSLU KARA FATMA (ADİLE ONBAŞI )
Asıl adı Adile olan, Adile hala, Adile Onbaşı diye bilinen kahraman silah arkadaşları arasında “Kara Fatma” olarak anılırdı. 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşı’na katılmış, Tarsus’un kurtarılmasında da büyük yararlılıklar göstermiştir

KILAVUZ HATİCE
Adana’da Fransızlar’a karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de milli kuvvetler Pozantı’da taarruza başladığında, kritik bir duruma düşen Fransızları kandırarak kılavuzluk etmişti. Hatice, kılavuzluk yaptığı Fransızlar’a yanlış yol göstererek Karboğazı’ na sokmuştu. Boğazda sıkışan Fransızlar, Türk askerine esir düşmüştü.

Kurtuluş Günleri

3 Ocak İçel
5 Ocak Adana
5 Ocak Adana/Ceyhan
5 Ocak İçel/Tarsus
7 Ocak Osmaniye
8 Ocak Hatey/Ezin
9 Ocak Hatay/Dörtyol
10 Ocak Bingöl/Kığı
12 Şubat Kahramanmaraş’ın Kurtuluşu
13 Şubat Erzincan/Merkez Kurtuluş Günü
13 Şubat Giresun/Görele Kurtuluş Günü
14 Şubat Gümüşhane/Torul Kurtuluş Günü
15 Şubat Gümüşhane Kurtuluş Günü
15 Şubat Trabzon/Tosya Kurtuluş GÜnü
17 Şubat Gümüşhane/Kelkit Kurtuluş Günü
17 Şubat Trabzon/Akçaabat Kurtuluş Günü
20 Şubat Erzincan/Çayırlı
21 Şubat Bayburt
22 Şubat Erzincan/Tercan
23 Şubat Ardahan
23 Şubat Ardahan/Çıldır
23 Şubat Ardahan/Hanak
23 Şubat Ardahan/Posof
24 Şubat Trabzon
24 Şubat Trabzon/Arsin
24 Şubat Trabzon/Yomra
25 Şubat Trabzon/Maçka
25 Şubat Erzurum/İspir
25 Şubat Trabzon/Araklı
26 Şubat Trabzon/Sürmene
27 Şubat Trabzon/Çaykara
28 Şubat Trabzon/Of
2 Mart Rize
3 Mart Erzurum/Aşkale
7 Mart Artvin/Borçka
7 Mart Adana/Kadirli
7 Mart Artvin
7 Mart Artin/Ardanuç
9 Mart Erzurum/Çat
9 Mart Rize/Çayeli
10 Mart Rize/Pazar
11 Mart Erzurum/Illıca
11 Mart Rize/Fındıklı
12 Mart Artvin/Ahravi
12 Mart Rize/Ardeşen
12 Mart Erzurum
13 Mart Erzurum/Pasinler
14 Mart Arvin/Hopa
14 Mart Erzurum/Hınıs
15 Mart Erzurum/Tekman
16 Mart Erzurum/Horasan
16 Mart Erzurum/Karayazı
18 Mart Erzurum/Narman
21 Mart Erzurum/Tortum
22 Mart Adana/Feke
25 Mart Erzurum/Oltu
27 Mart Artvin/Şavşat
28 Mart Erzurum/Olur
28 Mart Adana/Düziçi
31 Mart Muş/Varto
2 Haziran Adana/Kozan
18 Haziran Zonguldak/Ereğli
21 Haziran Kocaeli/Kandıra
21 Haziran Sakarya
21 Haziran Zonguldak
22 Haziran Sakarya/Sapanca
4 Temmuz Kocaeli/Karamürsel
5 Temmuz Hatay/İskendurun
5 Temmuz Hatay/Kırıkhan
8 Temmuz Hatay/Reyhan
8 Ağustos Bitlis/Merkez
27 Ağustos Afyon
30 Ağustos Manisa/Demirci
31 Ağustos Uşak/Sivaslı
1 Eylül Eskişehir/Seyitgazi
1 Eylül İzmir/Kiraz
1 Eylül Uşak
2 Eylül Eskişehir
2 Eylül Uşak/Karahallı
2 Eylül Uşak/Ulubey
3 Eylül Balıkesir/Dursunbey
3 Eylül Denizli/Güney
3 Eylül İzmir/Ödemiş
3 Eylül Kütahya/Emet
3 Eylül Kütahya/Tavşanlı
3 Eylül Manisa/Selendi
3 Eylül Uşak/Eşme
4 Eylül Balıkesir/Bigadiç
4 Eylül Bilecik
4 Eylül Bilecik/Bozöyük
4 Eylül Denizli/Buldan
4 Eylül İzmir/Bayındır
4 Eylül İzmir/Tire
4 Eylül Kütahya/Simav
4 Eylül Manisa/Kula
4 Eylül Manisa/Sarıgöl
5 Eylül Aydın/Kuyucak
5 Eylül Aydın/Nazilli
5 Eylül Aydın/Sultanhisar
5 Eylül Balıkesir/Sındırgı
5 Eylül Balıkesir/Susurluk
5 Eylül Bilecik/Pazaryeri
5 Eylül Manisa/Alaşehir
5 Eylül Manisa/Gördes
5 Eylül Manisa/Salihli
6 Eylül Aydın/Söke
6 Eylül Balıkesir
6 Eylül Balıkesir/Balya
6 Eylül Balıkesir/Gönen
6 Eylül Balıkesir/Savaştepe
6 Eylül Bursa/inegöl
6 Eylül Bursa/Yenişehir
6 Eylül Manisa/Akhisar
6 Eylül Manisa/Turgutlu
7 Eylül Aydın
7 Eylül Aydın/Germencik
7 Eylül Aydın/Kuşadası
7 Eylül Balıkesir/İvrindi
7 Eylül İzmir/Torbalı
7 Eylül Manisa/Saruhanlı
7 Eylül Manisa/Turgutlu
8 Eylül Balıkesir/Burhaniye
8 Eylül Balıkesir/Havran
8 Eylül İzmir/Kemalpaşa
8 Eylül İzmir/Selçuk
8 Eylül Manisa
9 Eylül Balıkesir/Edremit
9 Eylül İzmir
9 Eylül İzmir/Bornova
9 Eylül İzmir/Menemen
10 Eylül Bursa/Orhangazi
11 Eylül Bursa
11 Eylül Bursa/Gemlik
11 Eylül İzmir/Foça
11 Eylül İzmir/Seferihisar
12 Eylül Ankara/Haymana
12 Eylül Bursa/Mudanya
12 Eylül İzmir/Urla
12 Eylül Manisa/Kırkağaç
13 Eylül Manisa/Soma
14 Eylül Bursa/Karacabey
14 Eylül Balıkesir/Manyas
14 Eylül Bursa/Kemalpaşa
14 Eylül İzmir/Bergama
14 Eylül İzmir/Dikili
15 Eylül Balıkesir/Ayvalık
16 Eylül İzmir/Çeşme
17 Eylül Balıkesir/Bandırma
18 Eylül Balıkesir/Erdek
18 Eylül Çanakkale/Çan
18 Eylül İzmir/Karaburun
20 Eylül Çanakkale/Bozcaada
20 Eylül Eskişehir/Milhalıççık
20 Eylül Eskişehir/Sivrihisar
21 Eylül Çanakkale/Ayvacık
22 Eylül Afyon/Emirdağ
22 Eylül Çanakkale/Ezine
24 Eylül Afyon/Bolvadin
25 Eylül Çanakkale/Lapseki
29 Eylül Kars/Sarıkamış
30 Eylül Kars/Selim
30 Eylül Ardahan/Göle
5 Ekim İstanbul/Üsküdar
6 Ekim İstanbul
7 Ekim İstanbul/Şile
8 Ekim İstanbul/Çatalca
17 Ekim Çanakkale/Gökçeada
18 Ekim Adana/Saimbeyli
30 Ekim Kars
1 Kasım İstanbul/Silivri’nin kurtuluşu
Kasım Tekirdağ/Çorlu’nun kurtuluşu
1 Kasım Tekirdağ/Saray’ın kurtuluşu
1 Kasım Kırklareli/Vize’nin kurtuluşu
2 Kasım Tekirdağ/Muratlı kurtuluş günü
3 Kasım Kars/Arpaçay’ın kurtuluşu
3 Kasım Kars/Susuz’un kurtuluşu
8 Kasım Kırklareli/Lüleburgaz
8 Kasım Bursa/İznik
9 Kasım Kırklareli/Pınarhisar
9 Kasım Kırklareli/Babaeski
9 Kasım Kırklareli/Pehlivanköy
10 Kasım Kırklareli
11 Kasım Kırklareli/Kofçaz
11 Kasım Kırklareli/Demirköy
13 Kasım Tekirdağ kurtuluş günü
14 Kasım Iğdır/Aralık
14 Kasım Iğdır
14 Kasım Tekirdağ/Hayrabolu
14 Kasım Tekirdağ/Malkara
15 Kasım Gaziantep/Islahiye
15 Kasım Hatay/Hassa
17 Kasım Tekirdağ/Şarköy Kurtulus günü
18 Kasım Edirne/Uzunköprü kurtuluş günü
19 Kasım Edirne/Keşan
19 Kasım Edirne/Meriç
20 Kasım Bingöl/Kiği
20 Kasım Edirne/İpsala
21 Kasım Mardin
23 Kasım Edirne/Enez
23 Kasım Edirne/Havsa
25 Kasım Edirne
26 Kasım Çanakkale/Eceabat
26 Kasım Çanakkale/Gelibolu
27 Kasım Edirne/Lalapaşa
3 Aralık Mamure’nin kurtuluşu.
7 Aralık Kilis’in Kurtuluşu
17 Aralık Tunceli Pülümür’ün kurtuluşu
25 Aralık Gaziantep
18 Eylül 1922 Biga, Çan ve Erdek’in kurtuluşları
13 Ekim 1923 Ankara’nın Kurtuluşu

Ermeniler 523 bin Türk’ü katletti

Ermeniler 523 bin Türk’ü katletti

Ordudan “Ermeni katliamı” belgeleri

Genelkurmay Başkanlığı’nın “Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914-1918″ başlıklı 8 ciltlik yayın dizisinin 3 ve 4′üncü ciltleri Genelkurmay ATASE ve Denetleme Başkanlığı Yayınları’nca yayınlandı.

Kapaklarında Ermeni terör örgütlerince 15 Temmuz 1915′te Diyarbakır Lice’de öldürülen Türkler ile yine 23 Temmuz 1915′te Diyarbakır’ın Hızırilyas Köyü’nde katledilen kadınlar ve çocukları gösteren fotoğrafların yer aldığı kitaplar Türkçe ve İngilizce yayınlanırken Osmanlıca orijinal belgelere yer verildi.

ATASE ve Denetleme Daire Başkanı Korgeneral Eyüp Kaptan, kitaplara yazdığı sunuşta “Dün, bugün ve gelecek çizgisinde, toplumların tarihten öğrenecekleri bilgi sonsuzdur” dedi.

Korgeneral Kaptan, tarihte bilginin doğruluğunun belgelerle kanıtlandığına dikkat çekerken, “Tarihe mal olmuş olayların da bilimsel ölçütlerde değerlendirilmesi ancak belgelerle yapılabilir” dedi.

Tehcir uygulaması öncesinde örgütsel faaliyetlerin hangi düzeylere vardığını gösteren belgelerin düşündürücü olduğunu ifade eden Korgeneral Kaptan, “Yasal olarak göründükleri halde, yasadışı eylemlere kalkışan Ermeni terör örgütlerinin nasıl bir kaos ortamı yaratmayı hedeflediklerinin” belgelerde görüleceğini ifade etti.

Korgeneral Kaptan, sunuşunda şöyle dedi:

“Hukukun üstünlüğü prensibi, devletlerin temel prensiplerindendir. Bu belgelerde açıkça görülecektir ki Devlet, her zaman ve her koşulda hukukun üstünlüğü prensibinden ödün vermediği için, hukuka aykırı hiçbir işlem yapmaktan da özenle sakınmış ve keyfiliğe hiçbir şekilde fırsat tanımamıştır.”

EMİRLER PARİS MERKEZLİ

Kitaplardan 3′üncü ciltte Ekim 1914′te Talat Paşa ve Bakanlar Kurulu üyelerine yönelik suikast girişimi, bununla ilgili olarak yakalanan Hınçak örgütü üyelerinin ifadeleri, hazırlanan iddianame, suikast girişiminin dış bağlantısı, örgüt militanlarının kışkırtılması, yargılananlar hakkında verilen kararların dayandığı Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri yer alıyor.

3′üncü ciltte yer alan en ilginç bilgi ise Türklere yönelik katliamları ve suikastleri gerçekleştiren Hınçak örgütünün karar vericilerinin “Paris merkezli” faaliyet göstermeleri ve oradan “emir” almaları. Tüm örgüt üyeleriHınçak’ın Paris merkezli olduğunu ve emirlerin oradan alındığını açıklıyorlar.
ARTİN CİHAN GÜLYAN 9 ŞUBAT 1915 DEKİ İFADESİNDE ŞU AÇIKLAMALARI DİKKAT ÇEKİYOR :

-En büyük merkeziniz neresidir?
Paris

-İstanbul merkezi nasıldır?
İkinci derecedir. Bulgaristan, Romanya, Rusya, Amerika, ve İran’daki şubeler doğrudan doğruya Paris’e bağlıdır. Türkiye içindeki şubeler Türkiye merkezine bağlıdır.

-Genel kongreyi hangi merkez teklif eder?
Öncelikle, genel merkez, yani Paris teklif eder.”

HINÇAK ÜYESİ ARZRUNİ EFENDİ’NİN 10 ŞUBAT 1915 TARİHLİ İFADE TUTANAKLARINA ŞÖYLE YANSIYOR:

-O halde gerek Türkiye ve gerekse diğer devletlerdeki merkez ve şubeler tamamen Paris’e bağlıdırlar, değil mi? Onun tarafından bir kongre toplanması teklif edilirse, kabul etmeye mecbursunuz değil mi?
Evet, doğal olarak bağlıyız, kongre teklifini önceden söylemiştim. Teklif ettiği zaman kabul etmek zorundasınız.”

Kilis Ermeni Hınçak Örgütü katibi Vahan Tomasyan’ın ifadesinde ise “Kulüp defterinde adı geçen, Ermeni askerleri ve müfrezeler ne demektir” sorusuna verdiği “Ermeni askerinden biz parti üyelerini anlarız. Müfreze de partidir” yanıtı dikkat çekiyor.

Kitabın 4′üncü cildinde ise Ermeni emelleri, terör faaliyetlerine karışan Ermeni teröristlerin idam kararları ve Padişah Mehmet Reşat’ın buna ilişkin onay kararı, Hınçak örgütünün şubelerine isyan içeren bildirgesi, son Hınçak Örgütü’nün ana tüzüğü, Hınçak örgütünün gizli amaçlarının ifade edildiği bildirge ile bomba imha edip saklayanlar ile gizlice örgüt üyelerine verenler hakkındaki mahkeme kararları yer alıyor.

KATLİAMLAR İÇİN “ÜZÜNTÜ VERİCİ EYLEM” DEYİMİ KULLANILDI

Hınçakyan örgütünün 7 numaralı genelgesinde ki “Geçirmekte olduğumuz önemli günler, Türkiye Ermenilerinin kurtuluşlarını ve kendi yönetimlerini belirleyebileceğinden şu anda illerdeki Ermenilerin azimli, kararlı ve kendilerine yakışacak surette hareket etmeleri lazımdır. İşte bundan dolayı ortaya çıkan durumu ve üzüntü verici eylemleri bildirmek zorunlu oluyor” ifadeleri dikkat çekiyor.